Bitcoin Nedir?

Elektronik Parayı Zaten Sanal Ortamda Kullanıyorsam, Sanal Paranın Farkı Nedir?

Elektronik para, bilgisayarımızda ya da herhangi bir veri depolama aracında bizim adımıza bulunan ve internet aracılığı ile yapılan alışverişlerde kullanılan ödeme aracıdır. Yalın tanımıyla; internet üzerinden para transferlerini mümkün kılan ödeme sistemlerine verilen isimdir. Örneğin; iyzico, PayPal…

Bu konuda ilk düzenlemeler 2013 yılında Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile getirildi. Bu kanun ile elektronik para üretimini yapan kuruluşların kimler olabileceği belirtilmiştir.

Sanal para ise, aynı şekilde herhangi bir fiziki varlığı olmayan, elle tutulamayan, elektronik ticarette kullanılan, kendine özel bir hesap birimi bulunan ödeme aracını ifade eder.

Elektronik para birimi piyasada bilinen para birimleri iken (Dolar, Euro, Türk Lirası…), sanal paranın hesap birimini bu bilinen para birimlerinden farklı olarak sanal parayı üreten kişi belirlemektedir.

Kanunen düzenlenmiş olan elektronik paranın alt dalıdır; ancak elektronik paranın bir alt dalı olmasına rağmen elektronik paradan farklı olarak bu konuda herhangi bir kanuni düzenleme yoktur. Sadece belirli merkezler değil özel kişilerde sanal paranın üretimini yapabilmektedir.

Nedir Bu Sanal Para? Nasıl Üretilir?

Sanal para dediğimizde ilk olarak karşımıza gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda yaratılabilecek hukuk düzenlemelerini tartıştığımız, değeri gün geçtikçe dolar ve diğer para birimleri karşısında artan, şifrelenmiş (kriptoloji) sanal para birimlerinden biri olan ‘bitcoin’ karşımıza çıkmaktadır. Sanal paranın matematiksel şifreleme ile oluşturulmuş alt dalına kripto para denmektedir.

Üretimine madencilik (mining),  üretenlere ise madenciler (miners) denilmektedir. Her bilgisayarda yapılamayacak kadar karmaşık bir işlem olup, bu konuda süper bilgisayarlara ihtiyaç duyulmakta ve bu üretim işleminde şu an bilindiği kadarıyla 500 süper bilgisayar birbirleriyle yarışmaktadır.

Kripto Paranın Avantajları Kadar Dezavantajları Da Vardır.

Kripto parayı üreten, alan ve satan kimseler anonim ve gizli kalabilmekte ayrıca bu para birimlerini bilgisayarlarında sanal para cüzdanlarında veya diğer başka depolama araçlarında saklayabilmektedirler. En önemli tercih sebeplerinden birisi belki de takibinin yapılamamasıdır. Üreten, alan ve satan kişi gizli kalabilmektedir. Bazı kimseler bitcoin’i ve diğer kripto para birimlerini bilinen para birimleriyle satmaktadır.  Tabii ki gizli kalabilmek, bireyler ve tüzel kişiliği haiz kuruluşlar açısından gerek vergilendirmeden muaf olma gerek yasal olmayan işlemleri gerçekleştirebilme açılarından avantaj gibi gözüküyor. Ancak devletin veya herhangi bir merkez kuruluşunun (FED, T.C Merkez Bankası)  denetiminde olmaması ve finansal veya terör suçlarından elde edilen gelirlerin aklanabilmesi açısından son derece sakıncalıdır. Üreten güçler merkez olarak belirli değildir ve her an üretiminin durdurulabilmesi riski mevcuttur. Böyle bir durumda değeri giderecek düşecek ve popülizmine kanarak bitcoin satın alan birçok gerçek veya tüzel kişi büyük zararlar edecektir.

Buna en büyük örnek Çin Merkez Bankası’nın bitcoin’i yasal para birimi olarak görmediklerini ifade eden açıklamalarından sonra bitcoin değerinde yaşanan düşüşlerdir. Ayrıca bilişim ortamında gerçekleşen bir para depolama ve alışverişinden bahsederken siber saldırılara ne kadar açık bir durum olduğu gerçeğini de her zaman göz önünde bulundurmalıyız. Aksi takdirde önlemi alınmamış bir para transferi ve depolama ortamı bir anda insanlara ve şirketlere milyon dolarlık yatırımlarını kaybettirebilir.

Cezai Yaptırımı Var Mıdır? Karşılaşılabilecek Sorunlar Nelerdir?

Bitcoin üretmek, almak veya satmak konularında Türkiye’de herhangi bir hukuki düzenleme mevcut değildir. Gerek BK veya ilgili mevzuatlarda gerekse TCK’da herhangi bir idari veya cezai yaptırım bulunmamaktadır. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince sadece üretmek, almak veya satmak tek başına suç olamaz ancak bitcoin aracılığı ile TCK’da yazılı olan suçlardan birisi işlendiğinde bu suçun ‘’bilişim sistemi kullanılarak’’ işlenmesinden dolayı ağırlaşmış yaptırımları da olabilecektir elbet.

BDDK ise sanal para kullanımının suç olmadığını; ancak ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu olunmayacağını ifade etmiştir.

Kişiler arasındaki ticari ilişkiler gerek ulusal kanun ve mevzuatlarla gerekse uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış iken, hiçbir yasal altyapısı olmayan bir para birimiyle ticari ilişkilerin ne kadar güven içerisinde sürdürülebileceği yoruma ve tartışmaya açıktır. Hukuki düzenlemelerin yapılmasıyla yasal hale gelecek bitcoin’in web dünyasının yasal olmayan katmanlarında (‘deepweb’ ve ‘darkweb’) kullanımının nasıl kısıtlanacağı ve suçların nasıl engelleneceği konusunda da büyük bir çıkmaza girileceği aşikârdır. Sonuç olarak şu anda değeri artsa da güvenli olmayan, hakkın hukuken korunamadığı ticari ilişkilere ve kara paranın aklanmasına sebebiyet vermektedir. Dünyada hukuk ve toplum düzeninin korunması açısından ya üretimi uluslararası mutabakatla bir araya gelen ülkelerce durdurulmalı ya da suçu önleyebilecek düzenlemelerle desteklenmeli ve yasal hale getirilmelidir.

Gökhan KURUCA – 21.Yüzyıl Hukuk Derneği YK Başkanı